Balkanlar Turu ile Görülmesi Gereken 6 Şehir

dubrovnik

Hemen yanı başımızda bulunan Balkanlar yüzyıllar boyunca Osmanlı özelliklerini bünyesinde barındırmıştır. Bundan dolayı hem Balkan ülkelerinin hem de şehirlerinin ayrı bir yeri vardır. Gittiğiniz her Balkan şehrinde mutlaka Osmanlılara ait kalıntılar ve özellikler bulursunuz. Bizde bundan yola çıkarak size Balkanlar’ın en güzel ve turistik altı şehri hakkında bilgi vermeye karar verdik. Balkanlar turu ile mutlaka gidilmesi gereken altı destinasyon.

Kotor_karadağ

Karadağ / Kotor

Karadağ ülkesinin tarihi bir liman şehri olan Kotor şehrinde farklı etnik kültürlere sahip insanlar yaşamaktadır. Sırp ve Hırvat nüfusun sayısı oldukça fazladır. Şehir, göze çarpan mimarisi ve doğal güzellikleri ile tanınmaktadır. UNESCO, şehri dünya mirası listesine almıştır. Körfezin etrafında Roma dönemine ait olduğu bilinen yerleşim kalıntıları bulunmaktadır.

Kentte Akdeniz iklimi hâkimdir. Kış aylarında yağışlar azdır. Yaz ayları kurak ve sıcak geçer. Şehre gelmek için İstanbul’dan THY ile Podgorica’ya uçmanız gerekiyor. Buradan karayolu ile Kotor şehrine geçiş yapabilirsiniz. Yolculuk toplam 3 – 4 saat sürer. Podgorica’dan Kotor’a her yarım saatte bir araba kalkmaktadır. Yolculuk 3 – 3,5 saat sürmektedir. Kentin bütün imkânlarından güzel bir şekilde yararlanmak istiyorsanız gidilecek en uygun dönem Mayıs – Ekim ayları arasında kalan dönemdir. Bu zamanlarda iklim koşulları da oldukça uygundur. Burada konaklamak için birçok otel alternatifiniz bulunmaktadır.

Şehrin en çok ilgi çeken bölgesi Stari Grad denilen eski yerleşim yeridir. Eski bir yerleşim yeri olan burası günümüze kadar korunarak gelen ender yerlerdendir. Bu bölgenin içinde bulunan yapıların büyük bir çoğunluğu 12 – 14. yüzyıldan kalmadır. Kentin sokakları labirent şeklindedir. Kente bulunan tarihi yapılar arasında; kentin koruyucu azizi sayılan Aziz Trifon Katedrali, 13. yüzyıldan kalan Aziz Lukas Katedrali, 12. yüzyıldan kaldığı bilinen Aziz Ana Katedrali, 15. yüzyıl yapımı olan şifa veren Meryem Ana Kilisesi, 17. yüzyıldan kalma bir saray ve 19. yüzyıl tarihli Napolyon Tiyatrosudur. Bu tarihi yerlerin dışında Kotor Kalesi de gezilmesi gereken yerler arasındadır. Kalenin içinde birkaç tane kilise, çok katlı olarak yapılmış taş evler ve meydanlar vardır.

midilli

Yunanistan / Midilli Adası

Yunanistan’ın üçüncü en büyük adası olan Midilli Adasının diğer bir adı “ Lesvos “ olarak bilinmektedir. Lesvos isminin kökeni Midilli doğumlu ünlü şair Sappho’dan gelmektedir. Ada, ormanlık oluşundan dolayı “ Zümrüt Ada “ da olarak adlandırılmaktadır. Zeytin ağacı bakımından zengin olan adada çam, köknar, çınar, kestane ve kayın ağaçları da yetişmektedir. Batı kesim çorak olmasına rağmen, doğu kesiminde zeytinlikler ve çam ormanları bulunmaktadır. Adada Akdeniz ikliminin etkileri görülmektedir.

Adaya gidebilmeniz için maalesef Schengen vizesine sahip olmanız gerekiyor. Buraya Yunan sınırında vize alarak giriş yapabilirsiniz. Ada’ya en kolay Ayvalık’tan feribot ile geçiş yapabilirsiniz. Adaya gitmek için en uygun dönemler Mayıs – Eylül ayı dönemleridir. Midilli Adası’nda görülecek yerler arasında; Varia’da bulunan Teofilos Müzesi, Fosil Orman Müzesi, Çağdaş Sanat Müzesi, Midilli’nin en tanınmış kiliselerinden biri olan Agios Therapon Kilisesi ve Midilli Arkeoloji Müzesi gelmektedir.

 plovdiv

Bulgaristan / Plovdiv (Filibe)

Sofya’dan sonra Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri olan Plodiv ( Filibe ) tam bir tarım bölgesidir. Şehirde önemli ölçüde Türk nüfusu bulunmaktadır. Şehirde Osmanlı mimarisine birçok eserler bulunmaktadır. Şehirde ılıman iklim özellikleri görülmektedir. Kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yazları ise sıcak ve kurak geçmektedir. Bu şehre gitmek için İstanbul’dan THY uçağına binebilirsiniz. Uçakla başkent Sofya’ya indikten sonra buradan Plodiv’e kara ya da demiryolu ile geçebilirsiniz. Bu şehri görmek istiyorsanız gezi için en uygun zaman Nisan – Ekim dönemleri arasındaki zamanlardır.

Kentte özellikle eski kent denilen bölge görülmeye değerdir. Burada Roma döneminden kalan birçok tarihi yerler bulunmaktadır. Burada bulunan Amfitiyatro ve Forum oldukça ilginçtir. Diğer bir gezilmesi gereken yer ise şehrin güney tarafında kalan Bachkovo Manastırıdır. Bu manastır bölgede ki en büyük Ortodoks manastırıdır. Şehirde bulunan Osmanlı evleri gerçekten görülmeye değer yapılardır. Dzhumaya Camisi kentin en büyük yapılarından bir tanesidir.

split

Hırvatistan / Split

Hırvatistan’ın ikinci büyük şehri olan Split, Dalmaçya kıyılarının en büyük şehridir. Küçük bir yarım ada üzerinde kurulmuş olan şehir, çok eski bir yerleşime sahiptir. Liman kenarında yer almasından dolayı ülke ekonomisine katkısı oldukça büyüktür. Türkiye’den bu şehre doğrudan uçuşlar yoktur. THY ile Zagreb’e oradan da Split kentine ulaşabilirsiniz. Bu şehri ziyaret etmek için en uygun zamanlar Nisan – Mayıs – Haziran – Eylül ve Ekim dönemleridir. Sıcak beni etkilemez diyorsanız o zaman Temmuz – Ağustos aylarında da gidebilirsiniz.

Şehre geldiğiniz zaman ilk görmeniz gereken yer tarihi Diocletian Sarayıdır. Sarayın çevresi tarihi duvarlar ile çevrilmiştir. Roma döneminden kalan St. Duje’s Katedralinin orijinali 305 sene öncesine dayanmaktadır. Peristil Meydanı ile bu meydanda bulunan St. John Kilisesi ve Mısır Sfenksi görülmesi gereken yerler arasında yer almaktadır.

Postojna-cave

Slovenya / Postojna Ceva

Slovenya’nın batı bölümünde kalan şehir, Postajna Mağaralarından dolayı en önemli turizm yerlerinden biri olmuştur. Bu mağaralar dünya genelinde oldukça popüler bir üne sahiptir. Şehirde Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Şehrin en sıcak ayları Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Aralık ve Mart ayları ise soğuk günlerin yaşandığı dönemdir. Bu şehri ziyaret etmek için en uygun zaman Haziran – Eylül ayları arasıdır.

Şehrin en büyük özelliği burada bulunan mağaralardır. Bölgede oldukça fazla mağara bulunmasına rağmen en ünlüsü Postojna Mağarasıdır. Bu mağara oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. Bu mağaralarda bir amfibyum canlı türü de yaşamaktır. Bu canlı gözleri olmayan renksiz bir yılanı andırmaktadır. Bölgede bulunan bir diğer önemli mağaralar ise Otok ve Planina mağaralarıdır. Mağaranın içinde ortaçağdan kalma olduğu bilinen bir şato yer almaktadır. Şatonun içinde bu mağaralarda bulunan birçok arkeolojik kalıntı sergilenmektedir. Mağaranın içi oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır.

Meteora-yunanistan

Yunanistan /Meteora

Müthiş bir doğa harikasını yansıtan Meteora Kasabası, Kalabaka şehrinin yerden 300 – 500 metre yükseklikte olan kayaların üzerine kurulmuş muhteşem manzaralı bir şehirdir. Meteora Kasabası UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmıştır. Hıristiyanlığın ilk zamanlarında rahipler dünya işlerinden uzak kalmak ve Tanrı’ya daha yakın olmak için bu manastırları yapmışlardır. Osmanlılara karşı Ortodoksluğu korumak için keşişler bu manastırlarda yaşamışlardır. Günümüze 24 manastırdan sadece 6 tanesi korunarak gelebilmiştir. Manastırların yıkıntılarını kayaların üzerinde görebilirsiniz. 5 tane manastır rahiplere, 1 tane manastırda rahibelere ayrılmıştır.

Benzer yazılar...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.